Şeytanı Uyandırma (John Verdon) – Tavsiye

maxresdefault

Merhaba, sonunda John Verdon’ın Şeytanı Uyandırma isimli polisiye/macera romanını bitirdim. Koridor Yayıncılık’tan çıkan bu güzel romanı yazarın daha önceki kitaplarında olduğu gibi heyacanla ve büyük bir keyifle okudum.

Yazarın daha önceki kitapları olan “Aklından Bir Sayı Tut” ve “Gözlerini Sımsıkı Kapat” romanlarının devamı niteliğinde olan kitapta baş kahramanımız yine emektar dedektifimiz David Gurney.

Süper dedektifimiz Gurney’in macerası bu sefer gazeteci arkadaşı Connie Clark’ın  kızı olan Kim’e 10 yıl önce işlenmiş seri cinayetlerle alakalı bir araştırmada danışmanlık yapmayı kabul etmesiyle başlıyor. Kim’in araştırmasının amacı ise bir televizyon programı için cinayetlere kurban gidenlerin aileleriyle konuşup, yaşantılarına nasıl devam ettiklerini ve yaşananlardan nasıl etkilendiklerini öğrenmektir.

Bu danışmanlık isteğini kabul etmesiyle beraber emekli dedeftif Gurney’in aklında çözülmemiş cinayetlerle alakalı birçok soru işareti oluşmuştur. Bu nedenle bu konuyu yeniden araştırmaya karar verir. Bu araştırma sırasında Gurney ve Kim’in başına birçok garip olay gelmiştir. TV programının yayınlanmasıyla beraber “Good Shepherd” lakaplı katil 10 sene aradan sonra tekrar ortaya çıkıp cinayet işlemeye başlar. Peki bu kadar zamandır katil neden yakalanamamıştır?

Polisiye ve macera severlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim. Oldukça akıcı ve sürükleyici bir anlatıma sahip olduğu için sıkılmadan okuyacaksınız. Tabi bu kitabı okumadan önce yazarın ilk 2 kitabını da okumanızı tavsiye ederim. Her kitapta tamamen farklı konular işlenmiş olsada karekterleri ve bazı ayrıntıları daha rahat kavrayabilmeniz açısından önceki kitapları da okumanız akıllıca olacaktır.

Fazla uzatmadan kitabın arka kapak yazısıyla beraber sizlere veda ediyorum…

Asla o karanlık odaya girme. Sabaha çıkmak istiyorsan şeytanı uyandırma.

Hiçbir cinayet kusursuz değildir. Özellikle Dahi Dedektif Dave Gurney bir olaya müdahil olup hiç kimsenin göremediği detayları ortaya çıkardığında, çıkışı olmadığı düşünülen labirentin çıkışını ustalıkla bulduğunda…

Gurney, bir seri katil üzerine belgesel hazırlayan genç bir kıza danışmanlık yapmayı kabul eder. On yıl önce yaşanan bu olaylarda kurbanların hepsi keskin bir nişancı tarafından zifiri karanlıkta, pahalı Mercedes arabalarını kullanırken, aynı açıdan ve noktadan kusursuz biçimde vurulmuş ve bedenlerinin yanına birer oyuncak hayvan bırakılmıştır. Asla aydınlatılamayan bu cinayetlerin üstüne bir perde çekilmiştir ve kimse bu perdeyi kaldırabilecek kadar cesaretli değildir. Tek bir kişi dışında.

Gurneyin, kimseye izini belli etmeyecek kadar dahiyane bir plan yapmış olan bu caniyle oynayabileceği tek bir oyun vardır. Ölüm oyunu: Kendini hedef göster, o sana gelsin.

“Zeki bir adamı karmaşık bulmacalar çözerken izlemek müthiş bir keyif. Gurney işte bu yönüyle farkını ortaya koyuyor.”
New York Times

“Her sayfada artan gerilimle, bir psikopatın iç dünyasının derinliklerine ineceksiniz.”
Publishers Weekly

“Şaşırtıcı bir son ve tam bir şaheser. Tırnaklarınızı kemirtecek kadar heyecan verici.”
New York Journal of Books

Hamdi Çatal

Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi. Linux kullanıcısı. Wordpress sevdalısı. Bilgisayar ile zaman geçirmeye bayılır. Müzik dinlemeyi ve kitap okumayı fazlasıyla sever...

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir